7 Şubat 2009 Cumartesi

Yüreğim Kıymet Bilene EMANET

yuregim

Susmalıyım belki de. Kefenleyip tüm kelimeleri, cümleleri, mısraları öylece gömmeliyim..

Mısır’ın zulüm abidelerine. Asiye’ce soyunup nefsimden Hira’nın tenhalığına çekilmeliyim sonra.

Kalbime inmeli KİTAP harf harf…

Meryem’i anan zihin Yusuf’tan öğrenmeli titreyen yüreğinden yüz çevirmeyi. Nuh’un sabrını, Zekeriya’nın duasını, Yunus’un pişmanlığını, İbrahim’in dostluğunu zerk etmeliyim çağın zehirlediği damarlarıma. Düş kurmayı ergen çocuklara bırakıp, bilenmeliyim savaşçıların alınlarındaki kanın keskinliğinde. Günah benliğime her değdiğinde Uhud’a dönmeli yüreğim.

Habib’in kırılan dişi kıyametim olmalı.

Ruhum sınanmalı Tebük’te. Arınmalı Kerbela’da. Ve canım “razı olarak ve razı olunarak” kavuşmalı Veda Hutbesi’nin Şahidi’ne…

Ah Efendim önemi yok halimin

Seyrederim hayret ile şu alemi

Ne bilinir kıymet ne kıyamet

Allah’a emanet ne gelir elden

Ne sahibim bu yerde ne kiracı

Sadece bir ömürlük misafirim ben

Yüreğim kıymet bilene EMANET

Hiç yorum yok: